Öyle oldu böyle oldu derken sonunda bugün İrfan görevden alındı! Çok sevindim ancak keşke görevden alınmasaydı da dedim. Bunun iki sebebi var. İlki; onurlu bir şekilde istifa etmesi gerektiğine olan inancım. İkincisi de gençliğin artık ATAMA ile gelen kişilere emanet edilmemesi gerektiğini düşünmem. Yani keşke alınmasaydı da istifa etseydi, yani keşke alınmasaydı da kurultayla örgüt gönderseydi!
Bir önceki yazımda görevden alınma, alınmama durumuyla alakalı olarak Facebook ve Twitter’da yazdıklarını derlemiştim. Bugün de benzer tepkiler geldi. Hatta bir kısmı “Bekleyelim belki yine yanlış anonstur.” bile dedi. Her neyse. Bugün yine bir derleme yapmak istedim, sayfaları dolaşmaya da Erkan Bayır’ın sayfasından başladım ve başladığım gibi de durdum. Yazdıklarını aynen buraya aktarıyorum;
Ben İrfan İnanç Yıldız’ın ilk MYK’sı atandıktan iki gün sonra, o yönetim CHP Gençlik Kolları Yönetmeliği’ne aykırı olarak atandığı için, MYK’yı düşürmek için iki dilekçe yazdım, Genel Başkanlık ve Genel Sekreterlik adresli. Tarih, 12 Ocak 2011. Neredeyse bir sene olacak.
İstanbul ve Ankara görevden alındı, sadece benim sesim çıktı. İrfan İnanç Yıldız hakkında yolsuzluk iddiaları ortaya çıktı, Nüve’de yazı yazdım. Ben bunları yaparken tümüyle yapayalnızdım. Benimle aynı fotoğraf karesine girmekten korkuyorlardı, herkes bana vebalı gibi yaklaşıyordu …
CHP’deki tabansız, korkak, yüreksiz, ciğeri beş para etmez, ve pisliğin üzerinde otururken midesi bulanmayan insanlara da bir çift sözüm var. Bütün bu olan biten sırasında gıkını çıkarmayanlar lütfen aynaya bakıp utansınlar.
Haklı. Hem de sonuna kadar haklı! Bu yazdıklarını da tüm siyasi hayatımda göz önüne alacağım. 12 Ocak’ta partide değildim. İstanbul ve Ankara’nın alınmasında ve geri göreve iade edilmelerinde de partide değildim. Ama bu olayların hemen sonrasında dahil oldum. Keşke o süreçte de partide olsaymışım. Keşke…
Ama şu an burdayım ve Erkan’ın söylediklerinin haklılığını gördüm. İnsanlar koltukları için “çok şey” yapabiliyorlarmış. İnsanlar koltukları için kendilerinden ödün vermekte hiç zorlanmıyorlarmış. Gerçekten de insanlar “kral çıplak” diyenlerle aynı fotoğraf karesine girmekten korkuyorlarmış. Kısa zamanda çok şey öğrendim ama bu iki yüzlülüğü, “doğru ata oynama” korkusunu kavrayamadım.
Gelen duyumlara göre, İrfan’ın MYK’sından birilerini genel başkan yapmak gibi bir düşünce dolaşıyor ortalıkta. Umarız böyle bir şey olmaz. Çünkü ne olursa olsun, o MYK zedelenmiştir, güven kaybetmiştir. Önümüzdeki süreçte o MYK’dan birilerinin genel başkan olması örgütü tekrar yaralar!
Yazılacak çok şey var. Söylenecek sözlerin arkası yok. Ama burda noktalamak daha iyi. Mutluyum. Bir de gelecek kişi gerçekten örgütle uyum sağlayabilecek biri olursa daha da mutlu olacağım.
163 views
Bu yazıda çok fazla şey yazmayacağım kendimden… İrfan İnanç bugün mecliste bir bayan gazeteciye saldırmış. Bunun üzerine görevden alındı iddiaları çıktı. Görevden alınma iddialarının yayılması ve alınmadığının ortaya çıkmasıyla birlikte gelen tepkilerden ufak bir derleme sunacağım. Kimler ne demiş bir bakalım haydi…
273 views
Her zamankinden farklıyım bu aralar. Bu aralar herkese, her şekilde muhalefet yapıyorum. Siyasi, ticari, mesleki… Her anlamda yani. Kendimi tatmin etmek için filan değil, gerçekten yanlış olduğunu düşündüğüm her şeye tepki gösteriyorum. Bu nedenle de adım bazı yerlerde, bazı arkadaşlar tarafından fazla zikrediliyor. Bazı arkadaşlarım ismimi fazla duyuyor. Bazı arkadaşlar yüzümü fazla görüyor. Peki ben nasılım? İşte onu soran yok. Evet, benim nasıl olduğumu soran yok. Olmasın çok da önemli değil. En azından şu anda. Ama ben yine de söyleyeyim nasılım…
Siyasi Anlamda
İyi değilim. Çok fena rahatsızım. Karaoğlan’ı andık, onu anlatmak Süleyman Demirel’e düştü. Partiye 1000 kişi katılacak, hangi partilerden gelen kişilerdir açıklayan yok. Dersim meselesi açıldı, devlet adına özür bekleyen bir genel başkan var. Gençlik kolları desen, balık baştan kokuyor hesabında, genel merkezden gelen kokular mide bulandırıcı. Yönetmelik filan takmadan atamalar yapıyorlar. Büyük umutlar bağlanan Kılıçdaroğlu hakkında Sorosçuluk ve Amerikancılık iddiaları ayyuka çıkmış durumda. Partide adayların belirlenmesiyle birlikte başlayan süreç, eksen kaybı ve ne idüğü belirsizlik getirdi. Çizgimiz ve duruşumuz artık yok. Deniz Baykal’ı özlüyor ve yeniden genel başkan olacağı günü bekliyorum. Tabi bu süreçte, partinin içinden bir parti daha çıkmazsa…
Ticari Anlamda
Yapabileceğim çok fazla şey var. Para kazanmamam için bir sebep yok. Ama içimden ne herhangi bir hamle yapmak geliyor ne de para kazanmak. Deseler ki; ömür boyuyetecek gıda, su vb. ihtiyaçların burada, tamam ben çalışmıyorum, eyvallah derim. 3-5 gün önce olsa, canım sıkılır, istemiyorum ben çalışacağım derdim. SEO danışmanlığı, masa üstü ve web uygulama geliştirme, editörlük, alım-satım vb. bir çok yol var. Ama ben hiçbirini istemiyorum şu anda. Tamamen amaçsızım.
Mesleki Anlamda
Aslında çok şey öğreniyorum. Öğrendiklerim çok da keyif veriyor. Bunun yanında sosyal medyada fazla cirit atıyorum ve sanırım bu dönemde tek keyifli vakit geçirdiğim yer. Pardon ikinci yer. Televizyon karşısında uyuşmayı da çok seviyorum bu aralar. Yapacak iş olmadığından değil, sadece onu yapmak istediğimden. Çok fazla programlama makalesi okuyorum bu aralarda. İngilizce seviyemin baya iyi olduğunu gördüm, sevindim filan. Okul… Okul bir şeyler katmıyor artık bana. Burada yazdığım yerden çok da hayır beklemiyorum zaten. Hocalarıma laf etmiyorum ama bilimsel makaleler yazmak, sınavdan yarım saat önce soru hazırlamak gibi bir gerçeği ört bas etmiyor. Bu yazdığınız makalelerle okulun mühendislik alanında ilk üçe girmesi de bir anlam ifade etmiyor aslında. Neyse… Öyle işte. Mesleki anlamda da böyle.
Ailevi
Var burda da bir muhalifliğim. Ama en sorunsuz muhalefetim tam burada. Çok huzurluyum. Allah bozmasın. Tüm muhalifliklerimi, göğüsleyebilen tek yer burası. Bazen sabırlarının sınırlarını zorladığımın farkındayım. O noktada duramadığımda, biraz tartışma büyüyebiliyor. Ama tatlıya bağlamanın en kolay tatlıymış. Bunu farkettim. Çikolata çözüyor meseleyi.
İşte böyleyim. Siz sormadan söyledim. Biraz zaytung okuyayım. Sonra da yatarım. Haydi başbaş…
144 views
Sonunda Atama Yapıldı
Daha önce CHP Ankara İl Gençlik Kolları’nın atanamaması ve İrfan İnanç Yıldız’ın bu süreçteki tutumunu eleştirdiğim bir yazı yazmıştım; “İrfan İnanç Yıldız İstifa Etmeli“. Sonunda atama geldi.CHP Gençlik Kolları Genel Başkanlığı dün itibariyle, Ankara İl Gençlik Kolları’na atamayı gerçekleştirdi ve il yönetimi belli oldu. Ankara gibi bir il bu kadar zaman boş kaldıktan sonra, partiye birazcık gönül veren herkes rahatsız olmaya başladıktan sonra, atama geldi. Herkesin merak ettiği “Kimler olacak?” sorusu cevaplandı. Buraya kadar her şey güzel. Ancak bir sorun var. İl yönetimi 20+1 olarak atandı. 21 kişi olması aslında güzel bir şey, sevinebiliriz aslında. Demokrasinin işleyişi bakımından sayı güzel diyebiliriz ama… Her zamanki gibi bir ama geliyor işte…
20+1 Neden Bir Sorun Olsun?
Bunları görmezden gelemez miyiz? Gelebiliriz. Çalışsınlar da, varsın olsun diyebiliriz. Ama çalışmayacağını bildiğimiz bir genel başkan için neden bunu söyleyelim? Ben kendi adıma bunu söylemem, söyleyemem.
Her şey bir tarafa… Çalışan örgütleri görevden alan bir genel başkan, herhangi bir şekilde güvenimi kazanamaz. Sadece bu sebepten dolayı bile, buna ses çıkarmak zorundayım!
243 views
adalet Ankara anti-SEO arama motoru optimizasyonu arama sonuçlarında engellenmek atama ayın sitesi yarışması backlink bedava gıda beynimiz nasıl çalışır birikim blog blogger C# CHP eğitim sistemi Gazi Üniversitesi Google hasret hukuk iyinet Kızıl Ordu Levent Üzümcü Lungo la Strada matris çarpım kodları matris çarpımı mutfak MYK mühendislik fakültesi net internet ozanti Polyushka Polye saygı SEO SEO'nun Periyodik Tablosu siyaset tadilat taşınma tutuklu yargılama umut sarıkaya wordpress yarışma özlemek İrfan İnanç Yıldız şiir
WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck requires Flash Player 9 or better.